Beşiktaş’taki gece kulübü yangınında kamu görevlileri suçlu bulundu

haber-gorseli-1793370919387

Beşiktaş’ta 29 kişinin hayatını kaybettiği gece kulübü yangınına ilişkin dava devam ediyor.

İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya, 4’ü tutuklu bazı sanıklar ile mağdurlar ve avukatları iştirak etti.

KAMU GÖREVLİLERİ SUÇLU BULUNDU

Bazı tutuksuz sanıklar ve bazı mağdurlar, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla duruşmaya katıldılar.

Mahkeme başkanı, heyetin yeni olduğunu belirterek, dosyaya bir bilirkişi raporunun ulaştığını ve dosyayı hızlı bir şekilde karara bağlama arzularını ifade etti.

Birleşen davada sanık olarak yer alan dönemin 13 kamu görevlisinin kusur durumlarının belirlenmesi amacıyla inşaat mühendisi, ceza hukuku uzmanı ve idare hukuku uzmanı tarafından hazırlanan 21 sayfalık raporda, diğer bilirkişi raporları, iddianamede bulunan bilgi ve belgeler ile sanıkların savunmalarının incelendiği belirtildi.

SAVUNMALARI ALINDI

Raporda, iş yerini görmeden beyanla işlem yapan sanıkların, işleyişin bu yönde olduğunu ifade ettikleri belirtildi.

Bu nedenlerden yola çıkarak sanıkların mevzuatın kendilerine yüklediği gerekli denetim ve gözetim görevlerini yerine getirmediklerinin anlaşılabildiği aktarılan raporda, meydana gelen sonucun yalnızca yangın çıkışından kaynaklanmadığı, gerekli özen gösterilmiş olsaydı önlenebilecek nitelikte olduğuna vurgu yapıldı.

Raporda, “Bu nedenle yukarıda adı geçen kamu görevlilerinin kendi görev alanlarında gerekli özeni ve denetimi göstermemeleri nedeniyle neticenin meydana geldiği sonucuna ulaşabileceği değerlendirilmektedir. Tüm bu tespitlerin sanıkların ceza sorumluluğuna etkisi ve tespitlerin hukuki takdiri sayın mahkemenize aittir.” denildi.

Duruşmada söz verilen tutuklu sanıklar tahliye talebinde bulundular.

MÜŞTEKİLERİN BEYANLARI

Söz alan mağdurlardan biri olan Emine Kayabaş, yangında eşi Özkan Kayabaş’ı kaybettiğini belirterek mahkeme heyetinden olay yerinde yeniden keşif yapılmasını talep etti.

Kayabaş, “Bilinçli taksirden bu davayı bitiremezsiniz. Biz bu olayı kabullenemiyoruz. Özkan’ın annesi yürüyemez hale geldi. Ben hayata tutunamıyorum. 5 dakika içinde 29 insanı katlettiler. Kurumların, işletme sahiplerinin sorumluluğu yok mu? O zaman kim suçlu? Ben mi suçluyum? Ben kafayı üşütmek üzereyim. Her seferinde burada bu sanıklar ceza almayacağından o kadar eminler ki. Sanık yakınları da burada ar etmiyorlar.” şeklinde konuştu.

Yangında 18 yaşındaki oğlu Onur Aladağ’ı kaybeden Gülşen Aladağ ise gözyaşları içerisinde şu ifadeleri kullandı:

“Kartalkaya’daki gibi müebbet hapis cezası verecek hakim savcılar olduğuna inanmak istiyorum. Devletimize güvenmek istiyorum. 18 yaşında evladımı gönderdiğim ben oraya. Sizden istediğim en ağır cezayı vermenizdir. Eğer abiysen babaysan onlara o kadar iyi bir ceza ver ki Türkiye yeniden ayağa kalkmış diyeyim. Size yalvarıyorum. Az önceki sanık bağlanıyor. Bak bu insan 80-90 yaşında burada dizleri tutmuyor. Biz hiçbir hakime, hiçbir savcıya sesimizi yükseltmedik. En güçlüsü bendim burada ama beni bile yıktılar. 50 sene sonra belki kimse yaşamayacak ama o toprağın altında benim kinim herkesin yakasında olacak.”

“ADALET İSTİYORUM”

Yangında hayatını kaybeden Gökhan Tevlek’in babası Yüksel Tevlek de 79 yaşında olduğunu, bir çocuğu olan oğlunu kaybettiğini ve adalet talep ettiğini dile getirdi.

Hayatını kaybeden Mahmut Emin Kaya’nın babası Sami Kaya ise oğluyla aynı yaştaki mahkeme başkanına yaşını sordu. Mahkeme başkanının 35 yaşında olduğunu söylemesi üzerine Kaya,“Benim oğlum 28 yaşında öldü. Ne söyleyeyim hakim bey? Size güveniyoruz.” dedi.

Kaya’nın annesi Gülser Kaya da gözyaşları içinde oğlunu vefatından dört ay önce evlendirdiğini ve damatlık gömleğini kendisinin giydirdiğini ifade ederek dört ay sonra kefeniyle vedalaştığını anlattı.

Kaya,“Ercan Erkan’dan şikayetçiyim. Altı kişinin ölümünden sorumludur. Ben işçiyim diyor ama gayrimeşru patrondur; yedi kişiyle beraber girdi oraya ama sadece kendisi kurtuldu. Olası kast suçundan yargılanmalarını istiyoruz. Çok yorulduk; çok acı çekiyoruz. Beyefendiler üç yıldır içerideyiz diyor ama biz de canlarımızı üç yıldır göremiyoruz; içeride alem yapıyorlarmış zaten.” ifadelerini kullandı.

Duruşma mağdurlar ve avukatlarının beyanlarıyla devam etmekte.

IDDIANAMEDET

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, 2 Nisan 2024 tarihinde saat 12:35’te “Masquerade” adlı iş yerinde yangın çıktığı, itfaiye görevlilerinin içeride mahsur kalan kişileri kurtardığı ve yangında toplamda 29 kişinin hayatını kaybettiği detaylandırılıyor.

Müşteki sanık Ercan Erkan’ın dumandan etkilenen Usamettin Yıldırım ile Gülden Taşpınar’ın yangında yaralandığı belirtilen iddianamede; savcılık ve bilirkişi heyetinin olay yerindeki çalışmaları sonucunda gece kulübü işletmesinin sahipleri Şahzade Şekergümüş, Fatma Dörtgül ve Mehmet Memduh Ceylan ile mesul müdürü İsmet Şen olduğu bildirilmektedir.

Sanıklardan Kahraman Erdem, Çağatay Altunel, Şahzade Şekergümüş, Fatma Dörtgül, Mehmet Memduh Ceylan, İsmet Şen, Dursun Çelik, Sibel Çelik ve İbrahim Bildirici’nin “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olmak” suçundan iki yıl sekiz aydan yirmi iki yıl altı aya kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.

Bütünleşik dosya kapsamında dönemin kamu görevlileri olan sanıklara Beşiktaş Belediyesi başkan yardımcıları Ali Rıza Yılmaz, Ahmet Koray Bayraktaroğlu, Yasemin Saral, Ahmet Mithat Şermet; itfaiye çavuşu Fazlı Yavuz; eski İtfaiye Zabıta Amiri Numan Bulburu; eski İtfaiye Müdür Yardımcısı Tuncay Akdağ; eski İtfaiye Teknik Müdür Yardımcısı Şükrü Öztürk; belediyede çalışan kamu görevlileri Feridun Tayfun Erelmas, Lalehan Taşdelen Başkaya, Nilüfer Oğuz,Rahşan Tekin Ölmez ve Uğur Türkyılmaz hakkında “görevi kötüye kullanma” ve “taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma” suçlarından iki yıl altışar aydan on yedi yıla kadar hapis cezası talep edilmektedir.

Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)