Cuma hutbesinde ‘birlik ve beraberlik’ teması
Diyanet İşleri Başkanlığı, bu hafta camilerde okunacak olan Cuma hutbesini yayımladı.
29 Ekim Perşembe günü açıklanan ve 30 Ekim Cuma günü okunacak hutbenin konusu, ‘Birlik ve Beraberlik’ olarak belirlendi.
CUMHURİYET’İN 103. YILINDA ‘BİRLİK’ VURGUSU
Hutbe, Cumhuriyet’in ilanının 103. yıl dönümüne denk gelecek şekilde hazırlanmış olmasıyla dikkat çekti.
Metinde, Resul-i Ekrem’in (s.a.s) “Allah için birbirini sevenler” konusundaki hadisiyle başlanarak, dayanışmanın yaşamın zorluklarına karşı en büyük güç olduğu vurgulandı.
‘ALLAH YOLUNDA KENETLENMİŞ BİR YAPI’
Ortak inanç, ortak değerler ve birlikte yaşama iradesi ön plana çıkarılırken; vatanın, ezanın, bayrağın ve şehit-gazi mirasının korunmasının ancak birlik içinde mümkün olduğu hatırlatıldı.
Hutbede Saff Suresi 4. ayetine de yer verilerek, Allah yolunda kenetlenmiş bir yapı gibi durmanın önemi ifade edildi.

BİRLİK VE BERABERLİK
Hutbede ayrıca şu sözlere yer verildi:
“Muhterem Müslümanlar!
Bir gün, Resûl-i Ekrem (s.a.s), ashabına şöyle buyurdu:
‘Allah’ın peygamber ya da şehit olmayan bazı kulları vardır ki kıyamet gününde Allah’a yakınlıkları sebebiyle, peygamberler ve şehitler onlara imrenirler.’ Ashab-ı kiram, ‘Ya Resulallah! Bunlar kimlerdir?’ diye sorunca Rahmet Elçisi (s.a.s), ‘Bunlar, aralarında akrabalık bağı ya da herhangi bir menfaat bulunmadan sadece Allah için birbirlerini sevenlerdir'[1] şeklinde cevap verdi.
Aziz Kardeşlerim!
Bizleri ayakta tutan, yaşamın zorluklarına karşı koruyan ve geleceğe güvenle taşımamızı sağlayan en büyük gücümüz birlik ve beraberliğimizdir. Ortak bir inanca sahip olmak, müşterek değerlere bağlı kalmak ve birlikte yaşama iradesine sahip olmak bizim en önemli gücümüzdür. En büyük kuvvetimiz kalplerimizi aynı duygular etrafında birleştirip, sevinç ve kederleri paylaşmaktır.
Kıymetli Müminler!
Kıymetli Aileler! Sevgili Gençler!
Büyük ecdadımızın fedakarlıklarla bize emanet ettiği bu topraklarda birlik ve beraberliğimizi sürdürmek hepimizin ortak görevidir. Zira dayanışma ruhunu canlı tutan milletler en zor sınavlardan başarıyla geçerken ayrılık yaşayanlar tarihin sahnesinden silinip gitmişlerdir.
Yüce Rabbimiz, ‘Allah, kendi yolunda kenetlenmiş bir yapı gibi saflar halinde savaşanları sever'[2] buyurarak hak yolunda omuz omuza durmamızı istemektedir. Bu nedenle eli kaleme alanlar yazdıklarıyla, diliyle konuşanlar söyledikleriyle, herkes duasıyla birlik ve beraberliğimize katkıda bulunmalıdır. Ailelerin çocuklarını dinine uygun bir şekilde yetiştirmeleri gerekmektedir. Gençlerin de vatanına, milletine, bayrağına ve kutsallarına sahip çıkarak geleceğimizi şekillendirmesi önemlidir.
Aziz Müminler!
Birazdan bu camiden ayrılacak ve her biri günlük işlerine döneceğiz. Asıl mesele ise camide yan yana durduğumuz gibi hayatın içinde de birbirimize destek olabilmektir. Hepimizin yükleri olabilir ve yüreğini yoran sınavlarla karşılaşabiliriz. Ancak unutmayalım ki kardeşlik bağlarımızı güçlü tuttuğumuz sürece aşamayacağımız hiçbir engel yoktur.”